Bağlanma kuramı, Helen Fisher ve aşk yanılsamaları üzerine
23.04.2026
16.09.2018
Dile benden ne dilersen? Elinde iki şişe ile çaydanlığınızdan bir cin çıksa dese ki; sağ elimdeki şişenin iksirinden içersen, bir daha hoş olmayan şeyler hissetmeyeceksin ne acı ne üzüntü ne keder ama hayatta zaten yaptığından daha başka bir şey yapamayacaksın.
Toplumsal düzeyde kontrol her türlü iktidarın ve toplumsal işleyişin kökeninde olan bir olgudur. Bireysel düzeyde kontrol bir şeyleri yapmaya, müktedir olmaya, davranmaya imkan sağlar. Kendimizi kontrol etmek sadece kendimizi ketlemeyi, engellemeyi bilmek, yapmak istemediğimiz şeyleri yapmamak değildir. Arzuladığımız şeyleri gerçekleştirmek için uçuşumuza biçim veren kanatlara ihtiyacımız vardır. Kendimiz kontrol etmek aynı zamanda istediğimizi yapabilme, yapabildiklerimize, muktedir olduklarımıza biçim vermektir. Kontrol istediğimiz gibi davranmaktır. Ünlü Fransız filozofu Proudhon’un dediği gibi davranmak, mücadele etmektir ama kendimizi kontrol etmek için mücadele ettiğimizde bu kontrolümüzü ve bir anlamda davranışımızı kaybetmemize mi daha çok yol açıyor? Nasıl oluyor?
26.06.2018
10.06.2018
Dünyada gerçeklerden daha çok putlar vardır, diyordu Nietzsche. Aynı şey psikoloji dünyası içinde denilebilir, gerçeklerden çok efsaneler yaygın bu dünyada da. 1. Düşünceler bilinçaltımızdan gelir, bilinçaltının önemli unsurlarıdır, bunların nedenini anlamamız ve bir çözüm bulmamız gerekir. Düşüncelere ilişkin mitlerin en yaygın olarak bilineni, kabul görmüş olanı, bilinçdışı ya da bilinçaltıdır. Bu efsane Freud’a atfedilir. Efsaneye göre Freud, bilinçaltını kendi analizini yaparken icat etmiştir. İsimleri unutmamız rüyalarımız, bastırdığımız ve bilincinde olmadığımız arzularımızın dışa vurumudur ve patolojiktir. İçinizden çocuğunuzu öldürmek ya da metro istasyonunda birini aşağıya itmek geçtiğinde ya da istemediğiniz halde aklınıza herhangi bir düşünce geldiğinde bunu bilinçdışı arzularınıza yoruyorsanız siz de bu efsaneye inanıyorsunuz demektir.
İnançlar inatçıdırlar. İnançlarımız tutum ve davranışlarımızın kılavuzudurlar. Kimi zaman körü körüne inanırız. O zaman da tutum ve davranışlarımız pek işe yarar değillerdir. Bize sorun teşkil edebilirler.
26.11.2017
13.08.2017
William James, “ Bir düşüncenin gerçekliği onun değişmez bir şekilde içinde barındırdığı bir özelliği değildir” diyordu; “ Gerçeklik bir düşüncenin başına gelen bir şeydir. Bir düşünceyi olaylar gerçek yapar, düşünce ancak böylece gerçek olur.” Aynı şeyi duygular için söyleyebilir miyiz?
Bilişsel Çarpıtmalar............................................................................................. Eğer dış dünyandan herhangi bir şey sana acı veriyorsa, seni rahatsız eden bizzat o şey değildir, senin ona dair yargındır. Ve şimdi bu yargını yok etmek de senin elindedir. Marcus Aurelius
25.06.2017
23.04.2016
Niçin hep aynı yol ayrımlarında aynı sorunlarla, sıkıntılarla uğraşıyoruz? Neden sanki hayatımızda tek bir ve aynı dertle baş etmek zorunda kalıyoruz? Niçin hep stresliyiz? Niçin hep bir yürek darlığı kaygı, korku, iç sıkıntısı? Neden bu kıskançlıklar, öfkeler, kızgınlıklar hiç bitmeyecek gibi? Zor sorular hemen şimdi burada cevaplamak mümkün mü? Bir ucundan tutalım..
‘’Sahip olduğunuz tek alet-edavat çekiçse, bütün sorunlarınızı bir çivi gibi göreceksiniz’’ Abraham Maslow Schopenhauer, ‘’Her halükarda haklı olma sanatı’’ adlı eserinde insanların, doğanın bir armağanı olan yargılama, hüküm verme kabiliyetini eşit bir şekilde paylaşmadıklarını velakin aklı daha eşit paylaştıklarını ileri sürer. Herhangi bir önermenin nesnel gerçekliğinin ve geçerliliğinin bu önermeyi tartışan kişilerin ve onları dinleyenlerin değerlendirmesinden tamamen farklı olduğunu söyler.
05.12.2014
02.10.2014
Mekanik bir şekilde Mindfulnes’in reçetelerini ve talimatlarını takip etmek onun iyileştirici gücünü gerçekleştirmek için yeterli değildir. Çok az öğrenme süreci sadece talimatları ve reçeteleri izleyerek gerçekleşebilir.
Mindful gözlemin ilk koşulu durmaktır. İçerde ve dışarda, bir mekan ve anda olanlarda (vuku bulanlarda) yöneleceğimiz şey için durmak.
12.03.2017
09.03.2017
Kişilik üzerine teoriler çoğu bilimsel değildir. En yaygın olarak bilenenleri ise bilimsel bir teori bile değillerdir yani teorinin geçerliliği bilimsel olarak incelenemezdir. Kişiliğin çocukluğun erken evrelerinde biçimlediği inancı ise bir zamanlar insanlara hakim olan güneşin dünyanın etrafında döndüğü inancından pek farklı değildir.
Tanınmış Fransız filozofu Alain ‘’Bir düşünceden daha tehlikeli hiçbir şey yoktur eğer sadece bir tek düşüncemiz varsa’’ der. Kişi için daha tehlikeli olabilecek şey belki sahip olduğu bir düşüncenin bilincinde olamamasıdır. Böylesine bir düşünce emosyonlarıyla etkileşim içerisinde bazen kişi için katlanılması zor, istemediği, uygunsuz davranışlara yol açar, ne yaptığını bilmez hale getirir.
18.12.2016
12.10.2014
Birçok psikoloji araştırması düzenli meditasyon yapanların bir grup beceri ve kapasitelerinin arttığını göstermektedir. Alınan sonuçlar daha uzun ve zinde bir hayat sürmekle ilişkilendirildiği için tıbbi açıdan da önem ihtiva içermektedir.
Mark Williams ve Danny Penman’ın özgün adı, “Mindfulness; An eight-week plan for finding peace in a frantic world” olan kitapları pegasüs yayınlarından Ömer Duru tarafından çevrildi.
05.03.2017
21.12.2016
1. Herkes birilerine gereksinim duyar. Başkalarına ihtiyaç duyma, onlardan yardım isteme hakkına sahibiz. 2. Kendimize öncelik verme hakkına sahibiz. 3. Duygu ve acılarımızı gösterme, dile getirme hakkına sahibiz. 4. Bizi bağlayan inançlarımız hakkında karar verme ve onların meşru olduklarına hükmetme hakkına sahibiz.
Saç Yolma Bozukluğu olarak da bilinen Trichotillomania, vücut odaklı kalıplaşmış davranışlar olarak bilinen bir grup (bireylerin saçlarını, ciltlerini veya tırnaklarını çekip çıkarmasını, sıyırmasını, ısırmasını gibi, vücuda zarar vermeyi içeren) davranıştan biridir. Trikotillomani, birinin kıl ya da tüylerini (kafa derisinden, kaşlarından ve kirpiklerden veya vücudun başka yerlerinden) tekrar tekrar çekerek yolma ile karakterizedir. Bu davranış saç, kaş ya da kirpik kaybına yol açar. Sosyal, mesleki veya diğer önemli kişisel alanlarda ciddi rahatsızlıklara veya sorunlara neden olur. Trikotolomaniye maruz kalan kişi yolmayı azaltmak veya durdurmak için tekrarlayan girişimlerde bulunur.
29.02.2016
15.11.2017
Hiç, bir aynaya baktınız ve bir sivilcenize, bir yara izine veya cildinizdeki diğer kusurlara takılıp kaldınız mı? Ya da burnunuzun garip ve ürkünç fikriyle aniden ürperdiniz mi?
Depresyon en yaygın psikolojik sorundur. Çocuklar, gençler, herkes depresyona maruz kalabilir. Kişiden kişiye değişmesine rağmen zorlu ve stresli şeyler depresyonu gelişimini tetikleyebilir. Bazen hayatta her şeyin iyi gidiyor gibi göründüğü durumlarda da depresyon ortaya çıkabilir. Depresyonda kendimiz derin bir şekilde mutsuz hissederiz. Bu durumda sadece duygulanımlarımız değil, düşünceler, fizyolojik duyumlar, davranışlar da etkilenir. Depresyon sadece duygulanım tarzımızı değil, düşünme, davranış tarzımızı da etkiler.
09.04.2017
17.12.2016
Meditasyon Duruşu Hakkında “Asıl mücize hayatta olmaktır.” Thich Nhat Hanh
Bazı düşüncelerimiz bizi endişelendirir, kaygılandırır, üzer. Böylesine düşüncelerden kurtulmak için ruhumuzu boşaltmaya, onları düşünmemeye çalışmaya yöneliriz. Bir düşünceyi itmeye çalışmak, ondan kurtulmaya çalışmak, her şeyden önce düşünceyi gerçek, şey sanmak gibi bir hata içerir.
11.10.2016
27.02.2016
« Hastalığım beni uzun bir mühlet rahat bıraktı. Aniden yeni saldırı. Ne tür bir hastalığınız var, diye soruyorsunuz? [...] "Nefes almada zorluk". Kriz, ansızın şiddetle çıkan bir rüzgâr gibidir. Genellikle bir saatten az bir süre içinde kaybolur. Vücudun tüm rahatsızlıkları ve tehditleri içimden zaten geçti. Artık hiç biri bana dayanılmaz görünmüyor. Neden? Diğer tüm durumlarda hasta isek bunda insan canını veriyor. Bu yüzden, doktorlar buna , "Ölüm antrenmanı " diyorlar. » Seneca, Lucilius’a Mektup
02.01.2016
11.11.2015
Bengisu Dinçer
28.07.2015
02.06.2015
1990 yıllarda gelişen 3. Dalga kognitif ve davranışçı terapiler giderek psikoterapi alanında daha etkin bir rol oynayacak gibi gözükmektedir. Ne yazık ki, bu terapilerin kanıta dayalı terapi anlayışının bütün gerekliliklerini yerine getirdiklerini iddia etmek şimdilik mümkün değildir. Bu önemli eksikliklerinin bilimsel araştırmalarla tamamlanacağını umarak, bunlar arasında yaklaşımlarını bilimsel teori ve araştırmalarla destekleme çalışan Diyalektik Davranışçı Terapiyi ve Adanma ve Kabul Terapisini ayırt etmek istiyoruz. Bu makale serisi boyunca bu yaklaşımı nasıl kavradığımız dile getireceğiz.
07.02.2016
30.05.2015
29.05.2015
01.05.2015
 1